PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : GERÇEK AŞKIN SINAVI



Cüneyt
24-05-2007, 01:45
GERÇEK AŞKIN SINAVI
II. Dünya Savaşı yıllarıydı... genç bir adam, gönüllü olarak ülkesi için orduya katlmıştı... bu adam, çok temiz kalpli, çok cesur, çok gururlu-onurlu ve de çok dürüst bir insandı. fakat kalbinin sahibini o yaşına kadar bulamamış ama umudunu titirmemişti... savaşın ilk zamanlarında birgün gazetede ki bir bayan tarafından yazılan bir yazıdan çok etkilendi, o yazı sanki kalbine dokunmuştu... yazının sahibine bir mektup yazmış, böyle bi yazıyı yazan insanı yakından tanımak istemişti... bir süre sonra yazının sahibi genç bayan, o mektuba cevap vermişti... ve aralarında garip bir bağ oluşmuştu. bu iki genç aylarca karşılıklı mektuplaşmışlar, birbirlerini çok sevmişler ve birbirleri için yaratıldıklarına karar vermişler...
1,5 yıl geçmiş aradan... savaş sona ermiş... ve ikidide çok heyecanlılarmış çünkü o ana kadar birbirlerini hiç görmemişler ve fiziksel olarak hiç birbirlerinden bahsetmemişler... genç kadın çok tedirginmiş ve aklında bir soru işareti varmış! güvenmek istiyormuş bu genç adama ama için için kendini yiyormuş bu soru... son mektuplarında trenin gara geldiği gün, saat ve nasıl birbirlerini tanıyacakları konusunda karar vermişler... genç kadın, adama kendisinin tren garına mavi bi palto ve bir buket kırmızı gülle geleceğini, bu şekilde kendini tanıyabileceğini yazmış... her ikisi de çok heyecanlıymış ve 1,5 yıl aradan sonra çok büyük bi özlem varmış aralarında...
Tren gara gelmiş ve genç adam arka vagonlardan birinden inmiş. heyecan en üst düzeyde, biraz tedirgin bir şekilde yürümeye başlamış... derken birkaç adım otede kalabalığın arasında hızla yürüyen bir bayanla gözgöze gelmiş ve adamın kalbi yerinden fırlayacak gibi olmuş... hayatında gördüğü en güzel kadınmış... gözleriyle birbirlerinin kalplerine dokunmuşlar sanki ve kadın, gardaki herkesin büyülenmiş bakışları arasında, hafif yutkunarak, heyecanlı ve tedirgin bi edayla tebessüm etmiş... genç adam şaşkın bir şekilde kibarca tebessüm ederek karşılık vermiş ve kadın hızlı kıda adımlarla garın çıkışına doğru yürümey devam etmiş... genç adamın gözleri parlamış ve çok etkilenmiş ama biran durmuş ve kadının üstünde mavi bir palto ve kırmızı güller olmadığını farketmiş!!... o an hayatı film şeridi gibi geçmiş gözlerinin önünden... bir yanda 1,5 yıl mektuplaştığı ve kalbiyle, ruhuyla tüm benliğini paylaşıp derinden bağlandığı bir kadın, öbür yanda hayatında gördüğü en güzel kadın... ve daha fazla düşünmedi...
çok onurlu- gururlu ve çok dürüst bir insandı o... tereddüt etmedi ve yürümeye devam etti... bir kaç adım sonra... mavi paltolu ve elinde kırmızı güller olan, güzel olmayan, hayli bakımsız, saçı başı dağılmış bir kadın gördü... adam bir an durdu... sözvermişti... ve o mektuplarla onu yaşayıp sevmişti ve bağlanmıştı... kendini topladı ve kadına tebessüm ederek yaklaştı.. "merhaba" dedi.. "siz Eve olmalısınız? ben Paul"... kadın biraz garip ve şaşırmış bir halde adama şunları söyledi:
"Az önce, çok güzel bi bayan benden ona iyilik yapmamı rica etti. bu paltoyu giyip, bu gülleri almamı istedi, konuşması çok heyecanlı ve sesi titreyerek: "Hayatımın en büyük sınavını vericem az sonra, eğer size bir adam gelip, bazı sorular sorarsa..., ona aradığı kişinin, garın çıkışındaki cafede onu beklediğini söylersiniz?" demişti.... genç adam kibarca teşekkür ederek, geriye döndü. az önce gördüğü kadının kim olduğunu anlamıştı... gözlerinden yaşlar süzülerek, garın çıkışındaki cafeye doğru hızla yürümeye başladı...

çiLEK
30-05-2007, 15:49
çok güzel bir yazıymış ellerine sağlık canım

Cüneyt
31-05-2007, 01:04
saol seker sende saol:D

MaD_DeaR
31-05-2007, 16:42
emeğine sağlık