PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : 1 saatlik dost..‏



Gaia
25-02-2009, 17:57
yasanmis bir hikaye

hizli bir çalisma temposunun ardindan saatin bes oldugunu kat nobetini devretmeye gelen hemsire arkadaslar sayesinde fark etmistik. yogun bir servisti calistigim servis, cocuk servisleri hastanelerin en yogun ve gurultulu olan servisleridir. artik gunun yogunlugu gecmis servis sessiz bir hal almisti aksam tedavilerini henuz bitirmis ofiste cay icmeye gitme telasindaydim cunku o gunun ilk cayini icme firsati yakaladim diye kendi kendime usunuyordum.kep dagilmis sac bas karismis yorgun bitkin bir haldeydim tedavi odasindan ciktigimda .aynada kendimi taniyamadim ofise geldigimde hemsire odasinin telefonu caliyordu . oturdugum yerden buyuk bir guclukle ayaga kalktim ve telefona gittim karsidaki ses acilde trafik yaralilarinin oldugunu iclerinde cocuklarinda bulundugunu damar bulamadiklarindan dolayi acile yardima gelmemi soyluyordu. tum yorgunlugumu unutmus hizla acil servisine yonelmistim ki diger telefonda nobetci hekimin icapci beyin cerrahi hekimiyle gelip gelmeme konusundaki tartismasini duydum. nobetci hekimin sesi ortaligi cinlatiyordu:

- ne yapalim? birakalim olsun mu bu insanlar? gelmek zorundasiniz!
- gittiginiz davet beni ilgilendirmez! nobet degistirseydiniz cok onemli bir davetti madem.
- siz hipokrat yemini etmediniz mi ?

konusma boyle surup giderken gelen asansore binerek kosarak acil servisine gittim her yer kan revan icinde aglayan kosusturan yakinini bulmaya calisan bir yigin insan vardi bu kalabalikta saglikli bir is nasil yapilirdi bilmiyordum ama her kez elinden geleni birilerine bakma gayretini gosteriyordu. acil serviste yatak kalmamis sedyelere insanlar yatirilip ilk mudahale yapilincaya kadar bekletiliyor yetersiz kalan personel yerine hastalari yukari sevk edilen servise aileleri cikartiyordu. onca kazazede icinde basinda kimsesi olmayan ama durumu da oldukca agir 15-17 yas arasi bir genc vardi gerekli mudahalesi yapilmis fakat sevk edildigi beyin cerrahi hekimi henuz gorev yerine elmedigi icin orada bekletiliyordu. kendime ait serum ve edavileri uyguladiktan sonra o cocugun basina giderek ilgilenmeye calistim suuru yerindeydi konustuklarimi anliyor fakat cevap veremiyordu son anlarini yasadigini goruyor ve yalniz oldugu icin korkunc derecede uzuluyordum onu orada yalniz birakamiyordum.zaten ben onunla ilgilenirken acil ervis bosalmis,tum hastalar gerekli servislere dagitilmisti. ellerimi simsIki tutuyordu, birakma dercesine gozlerinden yaslar suzuldukce kendimi ben de tutamaz hale gelmistim, egildim yanaklarindan optum. "birakmayacagim seni sakin ol, uzulme sakin" diyordum hic tanimadigim, daha once hic gormedigim bu insana anlatilmaz bir yakinlik hissediyor, sanki onun acisinin aynisini cekiyordum.

cok aci cekiyordu hem yalnizligindan hem de gecirmis oldugu beyin travmasindan .ne kadar sure daha onunla kaldigimi hatirlamiyorum. avucumu birakmasiyla kendime geldim. o artik aramizda degildi, bu dunyayi terk etmisti ve ben gelmeyen doktoru sucluyor icimden lanetler yagdiriyordum.derken beyin cerrahi hekimi gelmisti. hastanin daha dogrusu ex (olmus) olmus gencin uzerindeki carsafi almam soyledi.carsafi kaldirdigimda doktorun hic bir sey soyleme firsati olmadan yere dustugunu gordum.

ne oldugunu anlamaya calisiyordum. yemekli bir davetten gelmisti. acaba cok mu sarhostu ya da kalp krizimi geciriyordu diye dusunurken diger hekim arkadaslari olaya mudahale etmislerdi bile. olen o gencecik insanin babasiydi bu doktor ve kendi evladinin tedavisi icin cok gec kalmisti ne yazik ki. kotu gunde oglunun acisiyla felc gecirmis ve gorevine yeniden donememisti .

seni yeniden andim kerem ruhun sad olsun hayattaki bir saatlik dost bana yillardir yasattigin tecrubeyle dost kalan dost .. 1986

dostluk her gun 2-3 kere telefonla konusmak degildir...

dostluk yapilmasi geregine inanilan telefon gorusmeleri sirasinda diger insanlarin dedikodusunu yaparak karsilikli bir seyler paylasildigini zannetmek degildir...

dostluk; dost bildigin kisinin en ince detaylarini bilme ihtiyaci geregi degildir...

dostluk; dost bildigin kisinin senin en karisIk detaylarini bilmesi gerektigi de degildir...

dostluk her hafta 3-5 kere gorusmek degildir... 1 ay, 1 sene, 5 sene seni aramayan, senin de aramadigin bir insani birdenbire arayip, dertlesmek, hatir sormak istersen ve o insan da seni geri cevirmez ve sanki daha az once konusmusun gibi kaldiginiz yerden konusmaya devam ederse, ve daha da onemlisi bu 1 ay, 1 sene, 5 sene ayriliga ragmen bu insanin basi gercekten sIkistiginda yardimina kosacak ilk insanlardan biriysen ve ayni sekilde onun da oyle
oldugunu biliyorsan emin ol ki.............o kisi senin dostundur............... sen de o'nun.............

" her tur iliski avuc icinde duran kum taneleri gibidir. avucumuzu sIkmadan, gevsekce tutarsak, kum taneleri kaymaz, durur. avucumuzu kapatip, sIkmaya basladigimiz an kum taneleri parmaklarimizin arasindan akmaya baslar bir kismini tutmayi basarsaniz da, cogu akip gider. iliskiler de boyledir. esneklik varsa, diger insana saygi duyuluyor ve ozgurluk taniniyorsa iliskiler bozulmaz. ama diger insani cok bunaltirsaniz iliski de yavas yavas bozulur ve biter. hayatta pek cok insanla karsilasirsin ama sadece gercek dostlar senin kalbinde bir iz birakir."

gercek dostlarinizi bulup hic kaybetmemeniz dilegiyle!!!

hazall
25-02-2009, 18:56
tskler paylasım için