PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ÖldÜr Benİ Anne



titret
22-02-2009, 18:37
oLDuR BENi ANNE

bu anlaticaklarimi,asik olduklarini sanip,daha gercek askin ne oldugunu bile bilmeyenlerin daha dikkatli okumasini istiyorum,ondan sonra yasadiklari gercek askmiymis,basit bi hoslanmamiymis karar versinler.

kalbimin hic tanimadigi duygulari daha yeni yeni hissetmeye basladigi donemlerdi,cevremde bir suru erkek ve kiz arkadaslarim vardi,ama bi gariplik vardi,mutlu degildim sanki aradigim baska birseydi,her aksam eve gelir odama cekilir aglardim,noluyordu bana anlayamiyordum,birgun yine arkadaslarla beraberdim,beraberdim derken nasil bi beraberlik,onlar bi araya toplanir gulup eglenirlerken bense bi kenara cekilip icimdeki firtinalari dinliyordum her zamanki gibi,artik arkadaslarimda alismisti bu durumuma,yanima gelip oturdugunu hic farketmemisim,taki sanki cok derinlerden gelen bi SELAM sesini duyana kadar,selam dedim bende,neden yalniz oturuyosun dedi,bilmiyorum dedim,kimse seni anlamiyor,hatta kendin bile kendini anlamiyorsun degilmi dedi,evet dedim,bende bu yuzden yanina geldim zaten dedi,bende ayni durumdayim,seni arkadaslarindan ayri derin dusuncelere dalmis gorunce iste benim gibi biri daha dedim,
ve ilk defa onun yuzune baktim,o anda kalbim durdu sanki,donup
kalmistim,ne zaman ayrildik eve nasil geldim bilmiyorum,o gun surekli onu dusundum,sanki aradigim sey buydu hissedebiliyordum bunu,
o gunden sonra hergun bulusmaya basladik,evleri iki mahalle kadar uzaktaydi,bizim mahallede akrabalari vardi,ilk tanistigimiz gun onlara gelmisler,boylece . aylar gecti,artik ailelerimizde biliyordu,ya ben onlara gidiyordum yada o bize geliyordu,yani her gunumuzu birlikte geciriyorduk,
ama ikimizinde anlayamadigi birseyler vardi,birbirimizi cok seviyorduk,gormeden yapamiyorduk,arkadaslik degildi bu,cunki diger arkadaslarimizida seviyorduk,bu cok farkli biseydi,kimseyede soramiyorduk,nasil soralimki,biz bile bilmiyorduk ne oldugunu,bu cok yogun duygularin etkisiyle bazen mutluluktan bulutlara kadar cikiyorduk,bazende o kucucuk kalplerimize sigdiramadigimiz ve bi turlu anlamadigimiz hisler dunyasinda sebepsiz yere agliyor gozyaslarimizi birbirimize hediye ediyorduk,,belki size sacma gelicek ama birbirimizi ilk gordugumuz gunu anlatmistim,ondan sonraki ilk bulusmamizda biraz konustuktan sonra bi ara gozgoze gelmistik,ve daha ne oldugunu anlamadan ikimizde sebepsiz yere birden aglamaya baslamistik,hemde ne aglama sanki hic bitmeyecek gibiydi goz yaslarimiz,iste o gunden sonra bir daha biribirimizin yuzune uzun sure bakamadik,hatta cogu zaman sirtlarimiz birbirimize donuk otururduk,bi goren olsa bize gulerdi heralde,ama elimizde degildiki bakamiyorduk iste,
ama ne olursa olsun cok mutluyduk,artik ne gunesin dogusunun,ne ciceklerin kokusunun,nede kuslarin ask sarkilarinin farkindaydik,biz birbirimizde kaybolmustuk,taki bi aksam bizim evin zili uzun uzun calana kadar,kapiyi annem acti,gelen onun teyzesinin kiziydi,anneme biseyler soyledi,annemde hemen babamla bisiyler konusup,banada sen evden ayrilma biz hemen geliyoruz diyerek aceleyle ciktilar,bende hemen arkalarindan ciktim,hava kararmisti,beni gormesinler diye onlari uzaktan takip ettim,biraz gittikten sonra bizim evin biraz ilerisinde bi market vardi,orada bi kalabalik gordum,oraya gidiyorlardi,biraz daha yaklasinca babam kosmaya basladi,yerde yatan . biri vardi,bende biraz daha yaklastim,babam yerde yatan kisiyi kucagina almisti,bikac adim daha yaklastim ve kalbime binlerce ok birden saplandi sanki,yerde yatan benim melegimdi,oda beni gordu,eliyle bana gelme diye isaret yapti,ve bana biseyler soylemek icin agzini actiginda,agzindan kan bosaldigini gordum,yanina gittim,o guzel basini babamin kucagindan kendi kucagima aldim,hafifce gulumsedi ve bak dedi napmissin yeni gomlegine,onun kanina bulanmis gomlegimi gostererek,iki hafta once dogum gunumde o almisti,ve birden basini karanlikta benim secemedigim kazanin oldugu bi yere cevirip tuh yaa dedi,ne demek istedigini anlamamistim,basini tekrar cevirdigimde olmustu,ondan sonrasini hatirlamiyorum,gozumu evde actim,orada bayilmisim,beni doktora goturmusler sakinlestirici filan yapmislar,uzun sure baygin halde yatmisim,
kendime gelir gelmez aglamaya basladim,kimse mudahale etmedi,doktor aglarsa mudahale etmeyin demis,tekrar kendimden gecene kadar aglamisim,ondan sonraki gunlerde gozyasim hic dinmedi,aradan iki ay filan gecmisti,birgun anneme onlara gitmek istedigimi soyledim,annem once kabul etmedi ama yalvarmalarima dayanamayip bi sartla kabul etti,gideriz ama orada aglayip annesini uzmeyecegine soz verirsen dedi,bende soz verdim ve gittik,bi sure oturduk . ama ben kendimi zor tutuyordum aglamamak icin,bak oglum dedi annesi,biribirinizi ne kadar cok sevdiginizi hepimiz biliyoruz,ne kadar uzuldugunude biliyorum ama senden bir ricam var dedi,kizim son nefesini senin kucaginda vermis,bana son anlarini anlatmani istiyorum dedi,sasirdim,nasil anlatabilirdimki,anneme baktim boynunu buktu,bende onu uzmeyecek sekilde anlattim,ama bi ara karanlikta bi yere bakip tuh yaa dedigini anlamadigimi soyleyince,annesi bana sarilip oyle bi aglamaya basladiki,bende zaten zor tutuyordum kendimi,ikimizde uzun sure agladik,
biraz sakinlestikten sonra,artik bu dunyada yasamam icin hic bir sebebin kalmadigina karar vermeme sebep olan seyi anlatti,
ogun annesi evlerinde benim cok sevdigim bir yemegi yapmis,anne demis bu yemegi ayhan cok sever,bizim yiyecegimiz kadarini ver ben ayhanlara gidip onunla beraber yiyecegim demis,anneside yalniz gondermemek icin yakinlarinda oturan teyzesinin kiziyla bize gondermis,yolda gelirlerken teyzesinin kizi,sen biraz bekle bende marketten icecek birseyler alayim demis,kaldirimda beklerken bi araba vurup kacmis,bize yakin olduklari icin teyzesinin kizi hemen bize haber vermeye gelmis o aksam,ve o karanliga bakipta tuh yaa dedigi seyde,bana getirdigi yemeklerin dokulmus olmasina uzuldugu icinmis,son anlarini yasayan birisinin canindan daha cok bana getirdigi yemeklerin dokulmus olmasina uzulecek kadar seven bir kalp varmidir daha su lanet dunyada,baskasini sevebilirmiyim artik,asik olabilirmiyim baskasina,tahammul edebilirmiyim artik sacma sapan seylerin adini ask koymalarina,bizim yasadiklarimiz bilemesekte gercek askti,bunu simdi biliyorum, ama o bilmiyor,birgun birbirimize bir soz vermistik,hangimiz once olursek digerimizi cennetin kapisinda bekleyecekti,simdi bende bilmeden yasadigimiz o tarif edilmez duygunun gercek ask oldugunu,o aski sonsuza kadar yasayacagimiz cennetin kapisinda beni bekleyen melegime anlatmak icin,gelmesi icin hergun yalvarip dua ettigim beni ona kavusturacak kisiyi bekliyorum,AZRAiLi

O ÖLDÜKTEN SONRA

bu gün hafta sonu,aşkımla buluşacağız,en güzel elbiselerimi giymeliyim,hangi gömleği giysem acaba,yanakları gibi kırmızı olanımı yoksa gözleri gibi kapkara olanımı,yada kazanın olduğu gün kanıyla üzerine çiçekler yaptığı gömleğimi,ne kazası ne kanı yaa nerden çıktı şimdi offf,ben en iyisi son buluşmamızda başını omuzuma koyduğu o kokan gömleği giyeyim,evet evet bu daha iyi,anne ben çıkıyorum,onamı,
tabiki anne yaa,her hafta sonu kiminle buluşurum ben,iyide neden ağlıyosunki,şimdi gidip annesindende izin almalıyım,günaydın müsade ederseniz kızınızla gezicez biraz,tabi oğlum,ona iyi bak olurmu,bak buda ağlıyor,noluyo bunlara anlamıyorum,koşar adımlarla gidiyorum aşkıma,bu yolda ne kadar uzun,her zamanki gibi bekçi amca karşılıyo beni,hoşgeldin oğlum,oda seni bekliyodu,biliyorum,günaydın aşkım ben geldim,bak hala yatıyo,hemde bembeyaz gelinliğiyle,yanaklarına küçük bir öpücük kondurup uyandırıyorum onu,her zamanki gibi toprak kokuyor meleğim,
uzatıyor kollarını yattığı yerden,tutuyorum ellerinden,tüy kadar hafif,ne kadarda güzel meleğim benim,hoşçakal bekçi amca,bak koskoca adamda ağlıyo,iyi eğlenin olurmu diyor kirli sakallarından süzülen yaşları silerek,
onun en sevdiği yerleri geziyoruz elele,allahım onunla olunca o kadar mutluyumki,bi ara yine gözgöze geliyoruz,bakmamalıydık,yine ağlıycaz,ne kadar ağladığımızı akşam ezanını duyunca anlıyorum,işte bu günde bitti,gitmeliyiz,bekçi amca kızar sonra,hoşgeldiniz iyi eğlendinizmi bari,neler yaptınız bakalım,ağladık akşama kadar,her zamanki gibi ha,evet,hadi meleğim sen şimdi yat,ben haftaya yine gelirim,,birgün diyorum,birgün bende bembeyaz damatlıklarımı giyip geleceğim yanına,kapkara gözlerini açarak yalvarırcasına,çabuk gel olurmu diyor,yakında meleğim çok yakında,biliyorum şimdi iyi geceler öpücüğüm olmadan uyuyamaz bi tanem,yanaklarına bi öpücük konduruyorum,yine o toprak kokusu,geldim anne,hoşgeldin oğlum,ÖLDÜR BENİ ANNE BENDE TOPRAK KOKMAK İSTİYORUM.

AYIŞIĞINDA YAĞMUR

o öldükten sonra,herşey durdu sanki,onsuz bir cehennem olan şu dünyanın günleri geçmek bilmedi,sanki bana dayanılmaz acılar çektirmekten zevk alırcasına yavaşladı hayat,hiç acımadı bana,aşkım beni beklerken,ben yine her zaman olduğu gibi,lanet olası sabahlara açtım gözümü,beni bu hayatta tutan bedenimi,dudaklarımda bi gülümsemeyle bırakıp gideceğim günün özlemine dayanamayıp,bi çare aradım,günlerimin nasıl geçtiğini bilmeyecek birşey,hızlandırmak istedim hayatı,ama nasıl,onunlayken su gibi akardı günlerim,akşamın nasıl olduğunu anlamazdık bile,öyleyse bende onunlayken yaptıklarımı yaparsam daha çabuk bitecekti günler,hemen başladım,mesela her zamanki buluştuğumuz yere gittim,ama nasıl olur,burası cennet gibiydi,şimdi ne kadarda sıkıcı olmuş,kuş seslerini dinler birbirimizin elini tutardık,yine kuşlar var,yine ötüşüyorlar ama artık aşk şarkıları söylemiyor çığlık atıyorlar sanki,olmadı,papatyayı çok severdi,elimize bir papatya alır onu evimizin bahçesine dikerdik hayallerimizde,doğum günümde bana bir demet papatya getir yeter derdi,tek tek saçlarına takardım,aslında saçlarına dokunmak içinde bi bahaneydi,yine ne çabuk akşam olurdu,evet evet eniyisi papatya,gittim,aynı yer ve papatyalar,bunlarda değişmiş,dünyanın en güzel çiçekleri ne hale gelmiş,ne renkleri kalmış,nede kokuları,renklerinide kokularınıda ondan alıyorlarmış,onsuz ne kadar solgunlar,buda olmadı,gezerdik rastgele,nereye gittiğimizi bile bilmeden,bazen kaybolurduk,yine akşam olduğunu farketmez,aceleyle sora sora geri dönerdik geç kalmamak için,bıraktığımız izleri takip etmeliydim,aynı yerleri gezersem yine bitirebilirdim bu günü,ama benim ayaklarım bu kadar ağır değildiki,onunlayken uçar gibi yürürdüm,şimdi tonlarca ağırlık var sanki ayaklarımda,hem izlerimizide bulamadım,nerelere gittiğimizin farkında değildikki bulayım,yollar ne kadar uzun,adımlarım ona gitmek istiyor,sokaklar ne kadar kalabalık,her yer bir tanesinin azrail olmasını umduğum insanlarla dolu,ama hepside insan işte,
bir tanesine saati soruyorum,sekiz diyor,sabahın sekizi,nasıl olur,birine daha,yine sekiz,birine daha,yine sekiz,ama ben evden yedide çıkmıştım diyorum,garip garip bakıyorlar bana,artık yanınada gidemiyorum meleğimin,her gün beni bekleyen aşkımın yanına gitmeye yüzüm kalmadıki,hala neden gelmiyorsun diyince ne cevap veririm ona,son gitmemde ona,ne zaman ayışığında yağmur yağarsa o zaman geleceğim demiştim,kahrolası birgün daha bitti diyorum başımı yastığa koyarken,uyumadan önce gökyüzüne bakıyorum,
bugün ay var,hemde dolunay,birde yağmur yağarsa.

3 ARALIK

Bugün 3 aralık,doğum günüm
ölüme bir adım daha yaklaştım
koskoca bir yıl beklediğim gün
her dakikasını,her saniyesini sayarak geçirdiğim bir ömür bitti sanki
yada ben öyle umuyorum
yılda bir kez giydiğim,beyaz takım elbisemi giydim yine
içine beyaz gömlek,beyaz çoraplar
ne annem,ne arkadaşlarım,ben hariç hiç kimse istemiyor böyle giyinmemi
nedenki,kefene benziyor diyemi
ama ben çok seviyorum
bugün hiç çıkarmayacağım üzerimden
taki güneş,
onsuz yaşamayı kendime yediremediğim
şu lanet dünyanın üzerine bir defa daha doğup
hala yaşıyor olmamın utancını yüzüme vuruncaya kadar
neden diyorum bazen,neden ben
daha çocuk denecek yaşta doğdu gerçek aşk'ın güneşi kalbime
çevremde bir sürü arkadaşım vardı,onlar güler eğlenir,bense onlar gibi olamazdım
sanki bir amacım,yapmam gereken bir görev varmış gibi hissederdim kendimi
ta o zamanlar severdim geceyi ve yalnızlığı
bazen sabahlara kadar düşünürdüm
ben delimiydim
neden yaşıtlarım gibi değildim
neden küçücük yüreğim gögüs kafesime sığmazdı
hergün gözyaşlarımla karşılardım sabahın ilk ışıklarını
yine böyle sabahlardan biriydi
babaannem girmiş odama,ağlamam bitinceye kadar beklemiş
konuşmak istermisin dedi
evet dedim,zaten kendime yakın bulduğum tek insandı
neden ağlıyosun dedi
bilmiyorum dedim
evet dedi bilmiyorsun,ama öğreneceksin
nasıl dedim
sen anlat dedi
bende içimde fırtınalar koparan ama ne olduğunu bilmediğim herşeyi anlattım
bak dedi,dikkatli dinle
bütün insanların bir ömür boyu aradığı
ama daha ne olduğunu bile bilmediği
bulanlarında bunun kıymetini bilmediği bir duygu
çok güzel ama dünyadaki en büyük acılarla
en güzel duyguların harman olduğu tek duygu
dengesi çok hassas
ve bu dengeyi güzel duyguların olduğu tarafada
acı veren tarafada kaçırırsan dünyanı cehenneme çevirecek bir duygu
acısınada mutluluğunada dayanamaz bu zayıf bendenlerimiz
işte herkesin arayıp bulamadığı
ama sana çok erken verilmiş bir şey var o kalbinde dedi
peki ne yapmalıyım dedim
leyla ile mecnun,aslı ile kerem,ferhat ile şirin ne yaptıysa onu dedi
ne yaptılar dedim
vuslat'ı cennet'e ertelediler
şu anda onların hakkında anlatılanların çoğu insanların kendi uydurmalarıdır
aslını sadece gerçek aşk'ı bulan kişiler bilir
onları ancak şu anda kalbinin tümünü kaplayan o çözemediğin duyguya
yani gerçek aşk'a sahip kişiler anlayabilir
mesela leyla ile mecnun aynı şehirde yaşıyordu
kavuşmaları içinde hiç bir engel yoktu
ama sanılanın aksine kavuşamadılar değil,kavuşmadılar
eğer bir araya gelselerdi
birbirlerine olan aşk'ın gücüne bedenleri dayanamayacaktı
onlarda en doğru olanı yaptılar
bedenlerini öldürüp,aşk'larını ruhlarının derinliklerinde
yani gerçek aşk'ın yaşayabileceği,ve layık olduğu tek yerde yaşattılar
vuslat'ıda cennet'e ertelediler
cennet'e diyorum çünki,bu tür insanların kalbi
o yüce duyguyla o kadar doludurki
orada ne kötülüğe nede günaha yer yoktur
işte,sende dünyada nesli tükenmek üzere olan bir avuç aptaldan birisin
neden aptalım
çünki kimse seni anlamayacak
anlatamayacaksında
dünyanın zevklerine aldırış etmeyen
sahte güzelliklerine kanmayan birisi olacaksın
ve bu yüzdende sana aptal gözüyle bakacaklar
zamanı gelince sana aptal diyenler
dünyanın sahte güzelliklerine aldanarak mahvettikleri hayatları için
son nefeslerinde pişmanlık gözyaşları akıtırken
senin dudağındaki tebessümün anlamını kimse bilmeyecek
yalnızlığı sevmeyi öğren
çünki bundan böyle en iyi dostun olacak..
onunla gözgöze gelemememizin
elini bile tutamamamın sebebi buydu
birbirimizin yüzüne bile bakamayacak kadar büyük
bir aşk'ın acısına dayanamayıp
sırt sırta otururken
bize,aptallar demelerinin sebebide buydu
bizde cennet'e ertelemiştik vuslat'ımızı
bugün 3 aralık..
kutladığım son doğum günüm olması dileğiyle
ona kavuşacak olmamın heyecanı ve ümidiyle doluyken
nice yıllara diyenlerden nefret ettiğimi bilmiyorlar
kuyruğuna değirmen taşı bağlanmışçasına yavaşlayan
her damla gözyaşıma bir gün daha ekleyip
kalbimin her atışında damarlarıma beni yenmenin zaferini pompalayan
ve yıllardır yanaklarımda
gözyaşlarımın çizdiği yol kadar uzayan bir hayat
kahrolası bir hayat yaşadığımıda bilmiyorlar
beni bekleyene verdiğim sözü tutamadığım bir yılı daha bitiriyor güneş
utancından kıpkırmızı olmuş yanaklarımdaki rengi alarak batıyor ufukta
onun gözlerinin rengi kaplayacak birazdan dünyamı
mezarının başına diktiğim fidan
koskoca bir ağaç oldu
her bahar geldiğinde
o ağacın bir yaprağına adımı yazarım
canımı iliştirdiğim o yaprakta yaşadığımı farzederim
ve sonbahar'ı beklerim sararıp dalından kopması için
bir sonbahar daha bitti işte
bu yılda yeni filizlenen bir fidanın yeşil yaprağına yazdı adımı hayat
sahte aşklarla dolu dünyada bir yıl dahamı
kimbilir,belki üzerinde adımın yazılı olduğu,son bir yaprak kalmıştır düşecek,
bu gece,evet bu gece kopacak belki dalından
süzülerek düşecek aşkımın mezarının üzerine
ve keskin bir tırpandan çıkan kıvılcım aydınlatacak ona giden yolumu...

Cüneyt
22-02-2009, 19:56
Ellerinize Sağlık Böyle Eşsiz Bir Aşk İle Yoğrulan Sevgiyi Tatmak Dileğiyle Diyorum Ben Bile Bilyorum Çok Şey İstiyoruz Hayatdan :alkis


Not:2 sını Bırlestırdım Haddım Olmayarak :ok

titret
22-02-2009, 20:05
tsklr yorumun ve düsenlemen için....

Gaia
22-02-2009, 20:27
sadece tesekkur ediyorum, tutuklandi kaldi heryerim:rep

titret
22-02-2009, 20:28
bende tsk ederım arkadasım ılk okudugumda bende öle olmustum...