PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : kelimeler anlamını kaybetti benim için...



SiLent
22-04-2008, 18:08
başörtüsü madurlarına

Ne zaman tanışmıştık biz seninle Sümeyye? Hatırlıyor musun? Yağmurlu bir gündü, ben titreyen ellerimle çantamın sapına sımsıkı tutunmuşken, sen şemsiyeni uzatmıştın bana ve sınıfa kadar beraber yürümüştük. O günden fethetmiştin kalbimi, içim ısınmıştı sana, seni kendime benzetmiştim. Başındaki şapka seni bana daha çok benzetiyordu. Ben senin gibi olamamıştım.
...
Ailem dediğim insanların istediği olsun diye, açmıştım kafamı kayıt gününde ve bir daha takamamıştım şapkayı. Şapka takmayı gururuma yediremiyordum. Başımdaki örtüyü aldınız, ya yüreğimdekini, ya içimdekini diyerek avutuyordum kendimi. Bir gün gelecek ve değiştireceğiz dünyayı diyordum içimden. Yerimize inançsızlar gelmesin diye okuyorum diyordum, gelecek nesli biz yetiştirelim diye okuyordum. Ben doktor olacaktım…
..
Sen benim ablam, canım, yoldaşım, arkadaşım, dostum her şeyim olmuştun, Sümeyye’m. Seni tanıdıkça, dilinden seni dinledikçe, imrenerek bakıyordum sana. Bir önceki okulunu baş örtüyü bırak şapka dahi taktırmıyorlar diye bırakmıştın. Büyük hedeflerin vardı, savaşıyordun. Ben senin yanında ancak nefer olabilirdim, öyle düşünüyordum. Okuldaki tüm vakitlerimi seninle geçirmek bana öyle haz veriyordu ki anlatamam. Senden bir şeyler öğrenmek, seni taklit etmek en büyük gurur kaynağımdı. İyi ki vardın dostum, iyi ki senin yanında kendime yer bulabilmiştim, Sümeyye’m.
..
Günler, haftalar birbirini kovalıyordu. Yanımda sen olmadığın zamanlarda kendimi eksik hissediyordum. Değil mi ki biz seninle üniversite okuyorduk ve büyük hedeflerimiz vardı. Biz diğerlerine benzemiyorduk. Açtıysak başımızı bir hedefimiz olduğu içindi. Biz fethedecektik dünyayı, biz barışın habercileri olacaktık, biz eğer bir taviz verdiysek, bunun ne anlama geldiğini çok iyi biliyorduk.
..
Biz küçüktük Sümeyye’m, dünya büyük. Biz hamdık, dünya piş. Biz parazittik, gerçekler acı. Biz yalancıydık. Etrafımızı yalanlar kuşatmıştı. Kendimizi kandırıyorduk. Sığamadığımız deliğe kuyruğumuza koca yalanları bağla***** giriyorduk. Basittik, zayıftık.
..
Şimdilerde fark ediyorum, kayıt günü başımı niçin açtığımı. Bana çok yardımcı oldun teşekkür ederim. Gururuma yedirememiştim. Nasıl olurda benim gibi bir insan dört duvar arasına hapsedilirdi. Ben kalın kitapları devirmeliydim, büyük meseleleri tartışmalıydım. Annem gibi olmamalıydım, onun gibi kocasının getirdiği parayı beklememeliydim. Kendi ayaklarım üzerinde durabilmeliydim. Evet, Müslüman ve topluma yararlı bir kadın olmalıydım. Adım anıldığında insanlar kendilerini toparlamalıydı. Bir ev kadını olmamalıydım. Bunu kendime yediremezdim. Başımı açmamazlık yapamazdım. Peki, her şey iyi güzelde ne sebepler üretebilirdim?
..
Teşekkür ederim Sümeyye, bana gerçekleri gösterdin.
..
Elinden düşürmediğin telefonun ile tanıyordum seni, ilk zamanlar pek garipsememiştim şimdi anlıyorum nedenini. Koca lise hayatım boyunca hiçbir erkekle dışarı çıkmamıştım ama teşekkür ederim seninle bir ilki başardım. Senin dostların!!! Vardı, kankaların, sırlarını paylaşanlar onlarla gün aşırı görüşüp haybeden sohbetler ediyordun. Onlar sana canım diyebiliyorlardı. Başörtün çok yakışmış bugün. Beni de yanında gezdirdiğin için teşekkür ederim.
..
Biz İslami gençliktik, islama yeni şeyler sokuyorduk. Erkeklerle pastanelerde oturmak, birbirine dokunmamak kaydıyla günah değildi, belirli aralıklarla yapılabilirdi. Gece geç saatlere kadar dışarılarda gezilebilirdi. Konserler, sempozyumlar…
..
Biz İslami gençliktik, kız erkek karışık bir ortamda Allah için işler yapardık.
..
Çok iyi hatırlıyorum Sümeyye’m bir sınav sonrası beni beklediğini söylemiştin ve bir yerin ismini vermiştin. Oraya gel, seni bekleyeceğim demiştin. Yanına geldiğimde gözlerime inanamadım. Üç erkekle birlikte oturmuş tavla oynuyordun. Yanınızda nargile vardı. Ne yapacağımı, ne söyleyeceğimi bilemedim bir an. Hiiç bir şeyde yapamadım üstelik.
..
Söyle Allah aşkına bu mu kapanmak. Erkeklerle nargile içmeye gitmek mi? Kağıt oynamak mı? Ya ben yanlış biliyorum bazı şeyleri ya sen? Sonra birde bazı eski arkadaşlarımız darılmasın diye içkili ortamlara girebiliyorduk, fakat biz içmiyorduk tabi ki ve bu İslam’a aykırı değildi.
..
Başımızı açmayacağız diye bağırıyorduk. Ben açmıştım başımı, sen şapka takmıştın. Peki ya açmayanlar. Onlar neleri kaçırdıklarının farkında değil miydi?
..
Söyle bana Sümeyye bir kadın İslam’a göre nasıl olmalıydı. Başörtüsü her şeyi örtmeye yetiyor muydu? Başka hiçbir sorumluluğumuz yok muydu?
..
Dönüp bakıyorum etrafıma örnek alabileceğim hiçbir arkadaşım yok, kapalılıkta.
Korkuyorum Sümeyye, başımıza ne geldiyse hak ettiğimize inanıyorum.
..
Bizler yüz karasıyız. Bilemiyorum, başını açmayıp okula giremeyenlerin hakkını nasıl ödeyeceğiz.
..
Ben bittim artık. Neyi ne kadar anlatabildim ki? Buraya kadar. Fakat teşekkür ederim, sen bana çok şeyler öğrettin. Başörtüsünün altında yatan gerçekleri görmemi sağladın.
..
Bir tek dua var şimdi dilimde, bu örtüyü hak edenler gibi takabilmek ve onlar gibi olabilmek. Bu örtüye daha fazla laf getirmek istemiyorum. Hem kendimden hem sizden utanıyorum. Yazıklar olsun bize…
..
Üzgünüm Sümeyye’m oyun buraya kadarmış. Ben kalkıyorum masadan. Seni ve senin gibileri bırakıp ardımda gidiyorum. Belki ülkenin herhangi bir yerinde İslam’ı gerçekten anlayan birilerini bulabilme umuduyla…
..
Sen Allah’a emanet ol… Beni hiç hatırlama… Ben seni hatırlamayacağım…
..



ßa$örtüsü magdurLarina...